Bir Soru, Bir Ayna ve İçimde Büyüyen Sessizlik
Kayseri’de kışlar sert olur derler ya, aslında insanın içi de bazen o kadar sertleşiyor ki… Ben 25 yaşında, günlüğüne her şeyi yazmaya çalışan, bazen fazla düşünen, bazen de hiçbir şeyi düşünmek istemeyen biriyim. Son zamanlarda kendime sorduğum tek bir soru vardı ve o soru kafamın içinde yankılanıp duruyordu: Zayıflayınca meme küçülür mü?
Bunu ilk kez aynanın karşısında, sabah ışığı yüzüme vururken düşündüm. Sanki soruyu ben sormadım da içimde başka biri fısıldadı. O an biraz utandım, biraz da merak ettim. Ama en çok da sessiz kaldım.
Çünkü bazı sorular vardır, yüksek sesle söylenmez.
Aynanın Karşısında Başlayan Hikâye
Sizi Leli’da “Zayıflayınca meme küçülür mü” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.
O sabah sıradan bir sabahtı aslında. Kahvemi yapmıştım, dışarıda Kayseri’nin keskin soğuğu camlara vuruyordu. Üzerime bir sweatshirt geçirdim ve aynanın karşısına geçtim. Kilo vermeye karar vereli birkaç hafta olmuştu. Tartıdaki rakamlar azalmaya başlamıştı ama içimde garip bir belirsizlik vardı.
Bedenim değişiyordu. Ama bu değişim beni mutlu mu ediyordu, yoksa korkutuyor muydu, emin değildim.
O an fark ettim ki insan kilo verdikçe sadece kilo vermiyor. Bazı şeyler küçülüyor, bazı şeyler büyüyor. Ve ben tam o noktada, içimden geçen o soruyu daha net duydum: Zayıflayınca meme küçülür mü?
Bunu düşünürken yüzümde bir ifade oluştuğunu hatırlıyorum. Ne mutluluk ne üzüntü… Daha çok karışık bir his. Sanki kendi bedenimi yeni yeni tanıyormuşum gibi.
Günlük Defterine Düşen İlk Cümle
O akşam günlüğümü açtım. Genelde yazarken kimseye anlatamadıklarımı dökerim. Kalem elimde ağır ağır ilerledi.
“Bugün kendime garip bir soru sordum,” diye başladım. Sonra durdum. Yazmaya devam etmek istemedim ama bırakamadım da.
Çünkü bu soru sadece fiziksel bir merak değildi. İçinde başka şeyler vardı. Kabul edilmek, değişmek, bazen de kendini beğenmek gibi… Belki de en çok kendini anlamak.
Ve yazdım: “Eğer kilo verirsem, bedenimin hangi kısmı benimle kalır?”
O an fark ettim ki mesele sadece kilo vermek değilmiş. Mesele, değişirken kendini kaybetmemekmiş.
Değişimin İlk Haftaları
İlk haftalar heyecanlıydı. Tartıdaki rakam düştükçe içimde küçük bir zafer hissi oluşuyordu. Kendimi daha hafif hissediyordum. Ama bu hafiflik sadece bedensel değildi.
Bir gün markete giderken yürüyüşümün bile değiştiğini fark ettim. Daha hızlıydım. Daha enerjik. Ama aynı zamanda daha dikkatliydim. Aynalara bakışım bile değişmişti.
Sonra bir gün fark ettim ki kıyafetlerim bol gelmeye başlamıştı. Aynanın karşısında döndüm, kendime baktım. İçimde bir sevinç vardı ama onun yanında ince bir endişe de büyüyordu.
Ve yine aynı soru geri geldi: Zayıflayınca meme küçülür mü?
Bu kez soruyu daha uzun düşündüm. Sanki cevap sadece biyolojik bir şey değilmiş gibi geldi bana. Sanki içinde bir duygusal katman vardı.
Bedenle Barışmak mı, Bedenle Pazarlık mı?
Bir akşam arkadaşlarımla otururken konu açıldı. Herkes kilo verme hikâyelerinden bahsediyordu. Biri “en çok yüzüm inceldi” dedi, diğeri “bacaklarım değişti” dedi.
Ben sessizdim.
Çünkü benim zihnim başka bir yerdeydi. Kimse yüksek sesle “göğüs bölgesi” demiyordu ama ben o soruyu içimden tekrar ediyordum. Sanki söylemek ayıpmış gibi.
O an fark ettim ki bazı bedensel değişimler, insanın zihninde çok daha büyük yer kaplıyor. Belki de mesele sadece görünüş değil, kadınlığın, özgüvenin ve algının iç içe geçmesi.
O gece eve döndüğümde biraz mutsuzdum. Çünkü kilo verirken kazandığım şeyler olduğu kadar, kaybedeceğim şeylerden de korkuyordum.
Kaygının Sessiz Büyümesi
Zaman geçtikçe aynaya bakışım değişti. Kilo verdikçe vücudum şekilleniyordu ama ben sürekli eksilen şeyleri görmeye başlamıştım.
Bir sabah yine aynanın karşısındaydım. O an içimden geçen şey netti: değişiyorum.
Ama bu değişim beni her zaman mutlu etmiyordu.
Bazen seviniyordum, bazen üzülüyordum. Özellikle bazı kıyafetler farklı durmaya başladığında içimde garip bir boşluk hissi oluşuyordu.
Ve o soru artık sadece bir merak değil, bir takıntı gibi zihnimin köşesinde duruyordu: Zayıflayınca meme küçülür mü?
Gerçeklerle Yüzleştiğim Gün
Bir gün eski fotoğraflara baktım. Daha kilolu olduğum zamanlara. Kendimi inceledim uzun uzun.
İlginç olan şuydu: o zaman da kendimi eleştiriyordum, şimdi de eleştiriyordum. Yani değişen bedenim değilmiş gibi hissettim bir an. Değişmeyen tek şey zihnimdeki sorgulama haliydi.
O gün şunu düşündüm: Belki de bedenle barışmak, onun her halini kabul etmekti. Ama bunu söylemek kolay, hissetmek zor.
Aynanın karşısına geçip kendime baktım. Ve içimden ilk kez yüksek sesle düşündüm:
“Evet, değişiyor. Ama ben de değişiyorum.”
Küçülme Korkusu ve Kabullenme Arasında
Kilo verdikçe bazı bölgelerin değişmesi doğal bir şeydi. Bunu artık biliyordum. Ama bilgi her zaman duyguyu iyileştirmiyordu.
Bazen bir sabah uyandığımda kendimi daha iyi hissediyordum. Bazen de hiçbir şey olmamış gibi üzgün.
Aslında mesele fiziksel değişim değilmiş. Mesele, bu değişimi nasıl taşıdığındı.
O yüzden soruyu artık farklı sormaya başladım: Zayıflayınca meme küçülür mü? değil, “Ben bu değişimi nasıl hissedeceğim?”
Kayseri’nin Sessiz Gecelerinde Düşünmek
Kayseri’de geceler sessiz olur. Özellikle kışın. Camdan dışarı baktığımda sokak lambalarının ışığı bile sanki daha yavaş yanıyor gibi gelir.
O gecelerden birinde yine düşündüm. Kilo vermek sadece bedenle ilgili bir şey değildi. İnsan kendini yeniden tanıyordu.
Bazı günler daha güçlü hissediyorsun, bazı günler daha kırılgan. Ve bu dalgalanma seni olgunlaştırıyor mu yoksa yoruyor mu, bunu bile tam anlayamıyorsun.
Ama şunu biliyordum: artık kendimi dinliyordum.
Kendime Yazdığım Son Not
Günlüğüme son bir şey yazdım o dönem:
“Beden değişiyor. Ben de değişiyorum. Ve bazı soruların cevabı net değil, sadece hissediliyor.”
O andan sonra aynaya bakışım biraz değişti. Hâlâ sorularım vardı. Hâlâ merak ediyordum. Ama artık kendime daha sert davranmıyordum.
Son Düşünce Değil, Devam Eden Bir Hikâye
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu anlıyorum: o zamanlar sorduğum Zayıflayınca meme küçülür mü? sorusu aslında çok daha derin bir şeyin başlangıcıymış.
Bedenimi anlamaya çalışırken, aslında kendimi anlamaya çalışıyormuşum.
Ve belki de en önemlisi şu: değişim sadece kayıp değil. Aynı zamanda yeniden kurulan bir denge.
Şimdi aynaya baktığımda hâlâ düşünüyorum. Ama artık korkuyla değil, biraz daha sakin bir merakla.
Leli olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “Zayıflayınca meme küçülür mü” konusunda daha fazlası için takipte kalın!
Şunları da İnceleyin: Yüzüne okumak ne demek ?