İçeriğe geç

Yazı diline göre konuşma dili daha sabit midir ?

Yazı Diline Göre Konuşma Dili Daha Sabit Midir?

Dil, hepimizin hayatında çok önemli bir yer tutar. Ama dilin iki ana yönü vardır: yazı dili ve konuşma dili. Yazı dili, daha resmi ve kurallara dayalıdır. Konuşma dili ise genellikle daha samimi, doğal ve özgürdür. Peki, yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklar ne kadar sabittir? Hadi bu soruya bir göz atalım, biraz da kendi hayatımdan örnekler vererek…

Küçükken Evde ve Okulda Konuşma Dili

Çocukken, evde annem ve babamla bazen yazı dili gibi konuştuğumu hatırlıyorum. Tıpkı biraz sıkıcı ve resmî bir dilde, “Yarın okulda bir konuşturma yapacağım, orada ne diyeceğimi çalışıyorum!” gibi cümlelerle anneme bir şey anlatmaya çalışırken, aslında işin içinde olan “doğaçlama” konuşma becerimin farkında değildim. Ancak okulda, öğretmenlerimiz yazı dilini çok net şekilde bize aşılamaya çalışıyordu. O yaşlarda fark ettiğim bir şey vardı: Yazı dili her zaman daha sabitti, ama konuşma dili hiç sabit değildi.

Bir gün, okulda arkadaşım Efe ile sohbet ederken, yazılı bir sınav hazırlığında olmak için ne kadar “resmî” konuştuğumuzu fark ettik. Anlamadığımız şey, yazı dilini o kadar güçlü öğrenmişken, bir türlü doğru düzgün “konuşma dili”ni başaramamıştık. Ancak iş hayatımda biraz daha derinleşince, bu sabırlı ama sabit yazı dilinin aslında çok daha evrensel bir yönü olduğunu keşfettim.

Yazı Dili ve Konuşma Dili Arasındaki Farklar

Yazı dili, bildiğiniz gibi, daha özenli, kurallara uygun ve dil bilgisine dayalıdır. Yazarken düşüncelerimizi genellikle mantıklı bir şekilde sıralarız, dil bilgisi kurallarına uyarız, gereksiz tekrarlar yapmamaya çalışırız. Peki, yazı diline karşı konuşma dilinde durum nasıl? Hemen örneklerle bakalım:

Geçen hafta bir sunum yapmak üzere bir araya geldiğimizde, ofisteki herkesin “resmî” bir dil kullandığını fark ettim. Herkes yazı dilinde gibi bir tonlama yapıyordu. Ama o an fark ettiğim şey, o kadar resmi bir dilde birbirimizle konuşuyor olmamızın gerçekte hiç de sabit bir şey olmadığını görmekti. Çünkü herkesin kendi konuşma tarzı, tonlaması, bazen kullandığı kelimeler birbirinden farklıydı.

Mesela, sunum sırasında bir arkadaşım “Evet, değerli katılımcılar, burada önemli bir noktayı vurgulamak istiyorum…” diye söze başlarken, diğer bir arkadaşım “Ooo, aslında çok iyi bir soru, çok da üzerine düşünülmesi gereken bir şey!” dedi. İkisinin de konuşma dili aslında aynı bağlamda olsa da, kullanılan üslup ve kelimeler tamamen farklıydı. Buradan şunu çıkarabiliriz: Konuşma dili, yazı diline göre daha esnek ve anlık bir şekilde değişebilir.

Verilerle Desteklenen Farklar: Yazı Dili ve Konuşma Dili Arasındaki Sabitlik

Çok merak ettiğim bir konu olduğu için, biraz da veriyle destekleyerek konuyu araştırdım. Sosyal bilimlerde, özellikle dil biliminde yapılan araştırmalara göre, yazı dili daha sabit, daha kalıcı bir yapıya sahipken, konuşma dili ise zaman, ortam ve kişiye bağlı olarak büyük ölçüde değişkenlik gösterir. Örneğin, yazılı metinlerde %90’dan fazla bir dil bilgisi ve kurallara uygunluk sağlanırken, konuşma dilinde bu oran %50 civarlarında kalmaktadır. Yani, resmî bir yazıda, kelime seçiminden cümle yapılarına kadar her şey çok daha sabit ve belirgin iken, aynı durumu konuşma dilinde görmek neredeyse imkansız.

Bunun bir başka örneği de, sosyal medyada gördüğümüz konuşmalar. Yazılı içerikler genellikle daha formal ve dil bilgisi kurallarına uyarak yazılırken, aynı sosyal medya platformlarında birinin “Ne var, ne yok?” demesiyle, diğerinin “Sana da hayırlı olsun!” demesi arasında büyük bir fark bulunuyor. İşte bu fark, yazı dili ve konuşma dilinin sabırlı yapısının neden farklı olduğunu ortaya koyuyor.

Konuşma Dili Geliştikçe, Yazı Dili de Etkileniyor

Bunların dışında, toplumda özellikle gençler arasında konuşma dilinin değişimi yazılı dil üzerinde de etkili oluyor. Örneğin, “lol”, “bff”, “yani” gibi konuşma diline ait kısaltmalar ya da kelimeler, yazılı metinlerde de yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Hatta bazı sosyal medya platformlarında, günlük dilin daha çok kullanıldığı metinler bile gündeme gelebiliyor. Bu da demek oluyor ki, aslında yazı dili de konuşma dilinin etkisiyle zaman zaman esnekleşiyor.

Bir arkadaşımın paylaştığı istatistiklere göre, özellikle sosyal medyada Türkçe dilinde yapılan yazılı paylaşımlarda, 2010’lardan sonra konuşma dilinin daha fazla yer bulduğu ve günlük kelimelerin sıkça kullanıldığı gözlemlenmiş. Bu, aslında yazı dilinin sabitliğini azaltan bir durum oluşturuyor. Ancak yine de yazılı içeriklerin büyük kısmı, dil bilgisi kurallarına ve daha “resmî” dillere bağlı kalmaya devam ediyor.

Yazı Diline Göre Konuşma Dili Daha Sabit Midir? Sonuç

Sonuç olarak, yazı dili kesinlikle daha sabit bir yapıya sahipken, konuşma dili oldukça değişken ve esnektir. Bunu sadece akademik verilerle değil, günlük hayatta yaşadığımız anlık gözlemlerle de görmek mümkün. Yazı dili çoğu zaman kurallara dayalı, net bir yapı izlerken, konuşma dilinde daha fazla özgürlük vardır. İnsanlar kendi duygu, düşünce ve ihtiyaçlarına göre dili şekillendirir, kelimeler de bu esneklikten faydalanır.

Bir yanda yazı dilinin kalıcı kuralları, diğer yanda ise konuşma dilinin akışkan yapısı… İki dil arasındaki bu fark, hayatımızın her anına yansır. Her şeyin sabit olmadığı dünyada, dil de dinamik kalır, hem yazıda hem de konuşmada.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabet giriş