Terzilik Para Kazandırır Mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından İnceleme
Terzilik: Gelenekten Geleceğe Bir Meslek
İstanbul’un karmaşasında, her gün binlerce insanın geçtiği caddelerde bir şey dikkatimi çekiyor: Terzilik. Özellikle eski mahallelerde, sokak köşelerinde duran küçük dükkanlar, günümüzün hızla değişen dünyasında hala ayakta kalmayı başarıyor. Terzilik, gelenekten geleceğe taşınan bir meslek olarak kalmış olsa da, “Terzilik para kazandırır mı?” sorusu, yalnızca bu mesleğin ekonomik boyutuyla ilgili değil; aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli kavramlarla da yakından ilişkili.
Terzilik ve Toplumsal Cinsiyet
Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, sokakta gördüğüm sahneler bazen toplumsal cinsiyet rollerini ne kadar derinden hissettirdiğini bana hatırlatıyor. Terzilik mesleği uzun yıllar boyunca kadınların yapması beklenen bir iş olarak görüldü. El işi, sabır gerektiren, ince düşünmeyi ve estetiği ön planda tutan bu meslek, özellikle geçmişte kadınlara atfedilen özelliklerle örtüşüyordu. Fakat günümüzde, terzilik ve moda tasarımı gibi alanlar giderek daha fazla erkeklerin de dahil olduğu, hatta bazı yerlerde erkeklerin hakimiyet kurduğu alanlar haline geldi.
Mesela, İstanbul’un farklı semtlerinde bir terzi dükkanına gittiğinizde, kadınların da erkeklerin de eşit oranda bu alanda çalıştığını görüyorsunuz. Kadın terziler, genellikle dükkanların iç kısmında daha az görünürken, erkekler çoğu zaman müşteriyle yüz yüze iletişim kuruyor. Bu durum, mesleğin toplumsal cinsiyetle ne kadar ilişkili olduğunu ve zamanla nasıl evrildiğini gösteriyor. Kadınlar hala bu meslekte düşük ücretlerle çalışırken, erkeklerin çoğu zaman daha prestijli pozisyonlarda yer aldığına dair gözlemlerim, terziliğin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden nasıl etkilenmiş olduğuna dair önemli bir gösterge sunuyor.
Çeşitlilik ve Terzilik
Birçok farklı sosyal sınıfın, yaş grubunun ve kültürel geçmişin bir arada bulunduğu İstanbul sokaklarında yürürken, terzilik mesleğinin çeşitliliği de dikkatimi çekiyor. Her yaştan insan, çeşitli geçmişlere sahip bireyler, terzilik gibi zanaat işlerine yöneliyor. Terzilik, belirli bir eğitim veya sosyal statü gerektirmeyen bir meslek olduğu için, toplumsal sınıflar arasında bir çeşit fırsat eşitliği sunuyor olabilir. Ancak burada önemli bir detay var: Fırsat eşitliği her zaman gerçek anlamda eşitlik anlamına gelmeyebilir.
Gözlemlediğim kadarıyla, şehirdeki bazı bölgelerde, özellikle daha düşük gelirli mahallelerde terzilik bir yaşam standardı yaratmaya yardımcı olabilirken, zengin semtlerdeki terziler daha çok lüks moda ürünleri ve markalı giyim üzerine çalışıyor. Bu durum, terziliğin ekonomik kazanç sağlamada sınıfsal bir bariyer oluşturduğunu gösteriyor. Yani, mesleği yapmanın kazançlı olup olmaması, yalnızca yetenekle değil, aynı zamanda bulunduğunuz çevreyle de doğrudan ilişkili.
Sosyal Adalet ve Terzilik
Sosyal adalet, herkesin eşit fırsatlara sahip olmasını, kaynaklardan adil bir şekilde yararlanmasını amaçlar. Terzilik mesleği, bu açıdan bakıldığında, bazı toplumsal gruplar için avantajlı olsa da, çoğu zaman dezavantajlı gruplar için çok daha zorlayıcı olabiliyor. İstanbul’da, göçmen işçiler ya da ekonomik açıdan daha dezavantajlı konumda olan bireyler için terzilik, bir hayatta kalma yöntemi olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey, bu kişilerin çoğu zaman düşük ücretler ve uzun çalışma saatleriyle karşı karşıya kaldıklarıdır.
Terzilik yapan göçmen işçilerin bir kısmı, Türk vatandaşlarıyla kıyaslandığında çok daha düşük ücretlerle çalışıyor. Hatta bazı terzilik dükkanlarında, çalışanların sigortasız olarak çalıştığını ve haklarının genellikle göz ardı edildiğini görmek mümkün. Bu durum, sosyal adaletin ne kadar eksik olduğunu ve bu mesleğin bazı gruplar için ne kadar zorlayıcı olduğunu gösteriyor. Öte yandan, daha iyi şartlara sahip olanlar, genellikle yüksek gelirli müşteri kitlesine hizmet eden terzilerden oluşuyor.
Terzilik Para Kazandırır Mı? Sadece Yetenek Mi Önemli?
Bazen sokakta yürürken, bir terzi dükkanının vitrinine bakıp “Gerçekten terzilik para kazandırır mı?” diye düşünüyorum. Sonuçta, İstanbul gibi büyük bir şehirde bu meslek bir fırsat olabilir mi? Terzilik, kesinlikle kazançlı bir iş olabilir, ama bu kazanç yalnızca yetenekle değil, aynı zamanda bulunduğunuz sosyal çevreyle de şekillenir. Bu meslek, bir şekilde girişimcilik gerektiriyor. İnsanlar kendilerini, stilini tanımış, eğitimi ve becerisi yüksek olarak tanıtarak iyi kazançlar elde edebiliyorlar. Ancak işin içinde, her zaman sınıfsal, cinsiyetsel ve kültürel engeller de var.
Sonuçta, terzilik hem ekonomik kazanç hem de toplumsal değer açısından birçok farklı dinamiğe sahip. Yetenek, işin en önemli kısmı olsa da, sosyal ve kültürel etkenler bu mesleğin ne kadar kazançlı olacağını belirleyen başlıca faktörler arasında. Özellikle toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iş güvencesizliği ve sınıf farkları, terziliğin kazanç sağlayıp sağlamadığını daha karmaşık bir hale getiriyor. Ancak her şeye rağmen, sokakta gördüğüm terziler, ellerindeki iğnelerle, kumaşlarla birlikte, insanlara umut ve şıklık sunuyorlar. Bu, bazen sadece bir iş değil, bir hayat biçimi.