Yine bir Leli içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Peygamber neyi yasakladıysa ondan da kaçının ayeti”.
Peygamber Ne Hyi Yasakladıysa Ondan da Kaçının Ayeti: Bir Kalbin Değişim Hikâyesi
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarında oturmuş, her zamanki gibi günlüğümü açmıştım. Ben 25 yaşındayım ve yıllardır içimde birikenleri defter sayfalarına dökerek rahatlayan biriyim. Bazen bir gün içinde yaşadığım küçük bir olay bile saatlerce aklımda dönüp durur. Çünkü ben duygularımı saklamayı pek beceremem. Sevindiğimde içim kıpır kıpır olur, kırıldığımda bunu hemen hissederim, yanlış yaptığımı anladığımda ise içimde ağır bir sessizlik oluşur.
O akşam günlüğümün başına şu cümleyi yazmıştım:
“İnsan bazen doğru bildiği şeylerin içinde bile kendini sorgulamak zorunda kalıyor.”
Bu cümleyi yazmama sebep olan şey, birkaç gün önce yaşadığım bir konuşmaydı. Aslında büyük bir olay değildi belki ama benim iç dünyamda büyük bir iz bırakmıştı. Çünkü bazen insanın hayatını değiştiren şeyler büyük fırtınalar değil, küçük bir cümle olur.
Bir Akşam Sohbetinde Gelen Soru
O hafta mahalleden bir arkadaşım olan Mehmet ile oturuyorduk. Kayseri’nin o kendine has sakin akşamlarından biriydi. Dışarıda hafif bir ayaz vardı. İnsanların hızlıca evlerine yetişmeye çalıştığı, sokak lambalarının altında uzun gölgelerin oluştuğu bir geceydi.
Sohbetimiz önce günlük konulardan başladı. İşlerden, ailelerden, gelecek planlarından bahsettik. Sonra konu insanın hayatındaki sınırları belirlemeye geldi. Mehmet bir anda bana dönüp:
“Bazen sadece Kur’an’da açıkça yazanı mı dikkate almalıyız, yoksa Peygamberimizin öğrettikleri de hayatımızda belirleyici mi?” diye sordu.
Bu soru beni düşündürdü. Çünkü aslında bu, birçok insanın içinde sessizce taşıdığı bir soruydu. Peygamberimizin hayatımızdaki yeri, sünnetin önemi ve onun yasaklarından sakınmanın anlamı üzerine düşünmeye başladım.
O gece eve geldiğimde hemen kitaplarımı açtım. Notlar aldım. Günlüğüme uzun uzun yazdım. İçimde hem bir heyecan hem de bir mahcubiyet vardı. Çünkü bazı şeyleri bildiğimi sanıyordum ama aslında üzerinde yeterince düşünmemiştim.
“Resul Size Ne Verdiyse Onu Alın” Ayetinin Kalbimdeki Yeri
Araştırırken karşıma çok anlamlı bir ayet çıktı. Kur’an-ı Kerim’de Haşr Suresi 7. ayette şöyle buyrulur:
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da kaçının.”
Bu ayet üzerinde uzun süre düşündüm. Çünkü bu ifade sadece bir bilgi vermiyor, aynı zamanda bir bağlılık ve teslimiyet çağrısı yapıyordu. Peygamber Efendimizin insanlara gösterdiği yolun, sadece kendi dönemine ait olmadığını; Müslümanların hayatında yol gösterici olduğunu hatırlatıyordu.
O cümleyi okuduğumda içimde garip bir duygu oluştu. Bir yandan huzur hissettim, çünkü insanın hayat yolculuğunda güveneceği bir rehberin olması büyük bir nimet. Diğer yandan kendimi sorguladım. Acaba ben Peygamberimizin tavsiyelerine ne kadar dikkat ediyordum? Sadece hoşuma gidenleri mi alıyordum, yoksa gerçekten hayatımı onun öğretilerine göre şekillendirmeye çalışıyor muydum?
Günlüğüme şunu yazdım:
“Bazen insan kendisini iyi biri sanıyor ama asıl mesele, doğru karşısında ne kadar değişmeye hazır olduğudur.”
Vazgeçmenin Zorluğu ve İçimdeki Mücadele
İnsan alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor. Bunu çok iyi anladım. Çünkü bazı şeyleri bırakmak, sadece bir davranışı değiştirmek değildir. Bazen insanın kendi nefsine karşı verdiği küçük bir mücadeledir.
Geçmişte bazı konularda daha dikkatsiz davrandığım zamanlar olmuştu. Bir şeyin yanlış olduğunu bilsem bile “Bir kereden bir şey olmaz” dediğim anlar vardı. İşte bu düşüncenin ne kadar tehlikeli olabileceğini zamanla fark ettim.
Peygamberimizin yasakladığı şeylerden kaçınmak, sadece korkuyla hareket etmek değildi. Asıl mesele sevgiydi. İnsan sevdiği birinin üzülmesini istemez. Bir anne babanın sözünü önemseyen bir evlat gibi, Allah’ın elçisinin gösterdiği yola da değer vermek gerekiyordu.
Bunu düşündükçe içimde büyük bir umut oluştu. Çünkü insanın geçmişte yaptığı hatalar, geleceğini tamamen belirlemek zorunda değildi. Her gün yeni bir başlangıç yapma imkânı vardı.
Günlüğümdeki En Duygusal Sayfa
Birkaç gün sonra yine aynı defteri açtım. O sayfalarda kendimle yüzleştiğim bir bölüm vardı. Yazarken gözlerim dolmuştu.
Şunları yazmışım:
“Allah’ın sevdiği bir kul olmak istiyorum. Bunun yolu sadece sözlerden değil, davranışlardan geçiyor. Peygamberimin gösterdiği yolu daha iyi anlamak ve hayatıma taşımak istiyorum.”
Bu cümleleri tekrar okuduğumda hâlâ aynı duyguyu hissediyorum. Çünkü insan bazen kendi kalbine yazdığı sözlerle yeniden toparlanıyor.
Beni en çok etkileyen şeylerden biri de Peygamber Efendimizin insanlara yaklaşımıydı. O, insanları kırmadan, güzellikle yönlendirdi. Yasaklardan bahsederken bile insanın iyiliğini gözetti. Çünkü gerçek rehberlik, sadece “bunu yapma” demek değil; insanın neden uzak durması gerektiğini de kalbine anlatabilmektir.
Kayseri’nin Sessiz Sokaklarında Düşündüğüm Şey
Bir akşam yürüyüş yapmak için dışarı çıktım. Kayseri’nin sakin sokaklarında ilerlerken kafamda tek bir düşünce vardı: İnsan hayatında hangi izleri bırakıyor?
Hepimiz bir gün geriye dönüp baktığımızda yaptıklarımızla karşılaşacağız. Kazandığımız paralar, aldığımız eşyalar, insanların bizi nasıl gördüğü belki de düşündüğümüz kadar önemli olmayacak. Asıl önemli olan, kalbimizi ne kadar güzelleştirdiğimiz olacak.
Peygamberimizin yasaklarından kaçınmak bana sadece bazı şeyleri terk etmek gibi gelmiyor artık. Bana göre bu, insanın kendisini koruması anlamına geliyor. Çünkü bazı yasaklar aslında insanın huzurunu, ailesini, kalbini ve toplumdaki güveni korumak için vardır.
O gece yürürken içimde büyük bir sakinlik hissettim. Daha önce bazı konularda yaşadığım kararsızlıkların yerini daha net bir anlayış almaya başlamıştı.
Bir Küçük Kararın Büyük Etkisi
Hayatta bazen büyük değişimler bekleriz. Her şeyin bir anda farklı olacağını düşünürüz. Ama benim öğrendiğim şey şu oldu: Değişim çoğu zaman küçük kararlarla başlıyor.
Bir davranıştan vazgeçmek, bir hatayı kabul etmek, bir tavsiyeyi hayatına almak… Bunların her biri insanın iç dünyasında büyük kapılar açabiliyor.
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da kaçının” ayeti benim için sadece okunan bir cümle olmaktan çıktı. Üzerinde düşündüğüm, hayatımda karşılığını aradığım bir yol göstericiye dönüştü.
Çünkü Peygamberimizin öğretilerine uymak, sadece geçmişe ait bir bağlılık değildir. Bugünün insanı için de huzur arayışıdır. Kalabalıkların içinde kaybolmamak, doğruyu yanlıştan ayırabilmek ve kalbi temiz tutabilmek için bir rehberdir.
“Peygamber neyi yasakladıysa ondan da kaçının ayeti” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Leli olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
Kalbimde Kalan Son Düşünce
Bugün hâlâ günlük tutmaya devam ediyorum. Bazen eski sayfaları açıp okuyorum. Bazı cümleler bana geçmişteki halimi hatırlatıyor. Gülümsediğim yerler oluyor, utandığım yerler oluyor, yeniden umutlandığım anlar oluyor.
Ama o kış akşamından sonra yazdığım sayfanın bende ayrı bir yeri var.
Çünkü o sayfa bana şunu öğretti:
İnsan sadece bildikleriyle değil, uyguladıklarıyla da kendini gösterir. Sevgi sadece sözle değil, bağlılıkla da anlaşılır. Bir insan gerçekten değer verdiği bir yol göstericinin tavsiyelerini hayatına taşımaya çalışır.
Peygamberimizin yasakladığı şeylerden kaçınmak, benim için artık sadece bir emir anlayışı değil; daha temiz, daha huzurlu ve daha anlamlı bir hayat arayışı oldu.
Belki hâlâ eksiklerim var. Belki hâlâ öğrenmem gereken çok şey var. Ama önemli olan, doğruya yönelmekten vazgeçmemek.
Çünkü bazen bir ayet, insanın hayatında sadece okunup geçen bir kelime değildir. Bazen bir ayet, insanın kalbine dokunan ve yolunu değiştiren sessiz bir çağrıdır.